İlk tüp bebek işlemlerinin uygulandığı 1970 lerin sonundan itibaren kısırlık tedavileri konusunda bir çok yenilik hayatımıza girdi. Fertilizasyon yani döllenme aşaması da dahil olmak üzere artık farklı uygulama seçenekleri ve embriyo gelişimini destekleyen güncellemeler mevcut. Gebelik öncesi genetik analiz (PGT), tedaviye ek kullanılan yardımcı kimyasallar ve kullanıma hazır olarak bulunabilen tek veya aşamalı kültür ortamları bunlardan bazılarıdır.
Ayrıca donasyon yani bağışçı işlemleri sayesinde önceden çocuk sahibi olma ihtimali olmayan birçok çift bu yöntemi kullanarak ailelerini genişletebilmektedir. Günümüzde hem yumurta hem de sperm hücresi alınabilecek, bu hücrelerin toplandığı bankalar mevcuttur.
İlk tüp bebek uygulamalarında teknikten kaynaklanan nedenlerden dolayı çok az sayıda sperm hücresi olan veya ejakulatta hiç sperm bulunamayan kişilerde işlem uygulanamıyor, uygulansa bile başarı şansı çok düşük oluyor du. Günümüzde uygulanan cerrahi işlemler ve artan mikroskop kalitesi sayesinde artık ameliyat ile elde edilen birkaç sperm hücresi ile bile başarılı bir sonuç alma ihtimali mümkün. Hatta Spermlerinde yüksek şekil bozukluğu, DNA hasarı veya hareket anomalisi olan erkeklerde de bu olumsuzlukları aşmaya yönelik teknikler sayesinde başarı şansı yükselmiştir. Bu tekniklere örnek olarak spem yıkama yöntemleri, spermchip ve IMSI gibi uygulamalar gösterilebilir.
Genetik kendi içinde çok hızlı şekilde gelişen bir bilim dalıdır. Bundan 10-20 yıl önce günler alan bazı testler artık günümüzde saatler içinde çalışılabilmektedir. Bu gelişmeler sayesinde artık daha embriyo anne rahmine yerleştirilmeden embriyo genetik olarak incelenebiliyor ve eğer varsa aileden gelen kalıtsal hastalıklar ve embriyonun genel genetik durumu incelenebiliyor. Bu gün geldiğimiz noktada embriyonun tüm kromozom yapısının yüksek hassasiyetle incelenmesi ve bilinen binlerce genetik anomaliye karşı taranması mümkündür.